Şiir Sokakta Sözleri

Nadan (cahil) ile konuşmak zordur bilene / Çünkü nadan ne gelirse söyler diline.
Olur, olmaz maslahata, çol çocuk karışır oldu. / Küllükteki boz eşek, atla yarışır oldu.
Ana rahminden geldik pazara / Bir kefen aldık döndük mezara.
Elif gibi doğru konuş yalan söylemesin dilin / Dal gibi edepli ol göstersin bunu lisan-ı halin.
Ehl-i kemal ile cefa çekmesi / Yeğdir cahil ile safa sürmeden – Seyrani
Anılar mıdır, bizi mutlu-mutsuz eden, / Anılar değil midir bizi terkedip giden.
Gelip geçtim kalabalıkların içinden / Gelip geçen kalabalıklarla beraber.
Ey sevgili! Bir “la” çek gözlerine, benden başkasına ama olsun. Gördüğün her şey “aşk/la” suret bulsun.
Oturma cahil ile sözü can incitir / Otur alim ile her sözü mercan incidir.
Ey gönül! Ne kederlenirsin? / Dünya yalnız sana mı dar? Her kışın baharı her gecenin bir sabahı var.
Beni sevmiyordun, bilirdim / bir sevdiğin vardı, duyardım.
Dünyasına dünyasına / Aldırma dünyasına / Dünya benim diyenin / Dün gittik dün yasına.
Çoğu faydasızdır iyisi özdür, / Asıl söz bilerek söylenen sözdür.
Görelim Mevla”m neyler / neylerse güzel eyler.
Aşkın damarlarımda gezen bir ilah, / Sensiz olamam ki ben hem vallah hem billah.
İncitme sen ahbabını incinmeye senden / Bu alem-i fanide zarafet budur işte.
Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor / Lakin vatandan ayrılışın ıstırabı zor.
Öfke yanardağ misali, üfledikçe parlıyor, / Sabır merhametin eli, külümüzü harlıyor.
Bir hamam ki, arınma gayesinden şaheser; / Arınmışların yeri, Cennette nurlu Kevser.
Bize bir nazar oldu / Cuma”mız pazar oldu / Bize ne oldu ise / Hep azar azar oldu.
Gönül kalem kırdı gülüm, ferman senindir. / Gönül kalem yıkıldı, bak zafer senindir.
Çok riyakar var veli görünür. / İbn mülcem iken ali görünür.
Aşıklara çün derd ü bela zevk ü safadır, / ya zevk ü safa derdine düşmek ne beladır.
Gönlüm uçmak isterken semavi ülkelere, / Ayağım takılıyor yerdeki gölgelere.
Bir anlık emanetle ne türlü övünelim; / Gel, rahmet kapısında ağlaşıp dövünelim!
Bizden şerefli yırtıcı kuş, kan emen böcek / Tanrı”m o yolda rızkını vermiş, kusuru yok.
Hepimiz başkalarını kendi yüreğimizde taşıdığımız biçimde görürüz.
Yeis öyle bataktır ki; düşersen boğulursun. / Ümide sarıl sımsıkı, seyret ne olursun.
Mevla”m güzel yarattıysa demedi yak alemi / Yakacaksan beni yak, yakma bütün alemi.
Meşhurdur ki zulm ile olmaz cihan harab / Eyler anı müdahane-i aliman harab
Kader, beyaz kağıda sütle yazılmış yazı / Elindeyse beyazdan, gel de sıyır beyazı.
Çok görmüşsündür yüreğini kağıtlara dökeni / Kağıtlara sığmayan yürekleri gördün mü?
Kara kara kazanlar. / Kara yazı yazanlar. / Cennet yüzü görmesin. / Aramızı bozanlar.
Geçti bizden geçti bizden / Zevk-i sefa geçti bizden / Mertler için köprü olduk / Namertlerde geçti bizden.
Aşıkların sözlerini alıp satan aşık mıdır, / görmez sarayın içini vasfeder duvarını.
Ayinesi işidir kişinin lafına bakılmaz, zira zaman değerlidir, boşa harcanmaz.
Aslından, bibaht olanın bağına bir damlası düşmez, / Baran yerine dürrü güher yağsa semadan.
Bir yanım Kırgız, bir yanım Türkistan, bir yanım Kerkük / Bir gün ay yıldızın altında buluşacak her Türk.
Ben de Mecnun”dan füzun aşıklık isti”dadı var / Aşık-ı Sadık menem Mecnun”un ancak adı var.
Bir anlam gelse, ne varsa alsa, gitse / bir anlam gelse, ne varsa verse, kalsa.